Ana Sayfa

DUYURU

Bu yıl iptal etmek durumunda kaldık.
İlgililerden özür dileriz.

Bir dahaki sefere görüşmek üzere…

                                                                                                                       

İkinci Savaş Sonrasında Bilim ve Marksizm

-YÖNTEM, TEORİ VE TARİH TARTIŞMALARI-

İkinci savaş sonrası gelişen bilim anlayışını sorgulamak günümüzdeki bilimi anlamak ve marksist eleştirisini geliştirmek açısından önemini koruyor.

Soğuk Savaş olarak adlandırılan, sosyalist blok ile kapitalist-emperyalist sistem arasındaki rekabet, askeri, siyasi boyutlarının yanı sıra dünya tarihinin belki de bugüne kadar gördüğü en çetin ideolojik hegemonya ve en kapsamlı teknolojik rekabet mücadelesiydi. Bu bakımdan, 1945’te İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden başlayarak, 1990’ların başında reel sosyalizmin çözülüşüne kadar uzanan dönem, sadece dünya siyasi tarihi değil, bilimin ve bilimsel düşüncenin gelişimi açısından da özel bir dönemi ifade ediyordu. Zira bu dönemdeki çetin ideolojik mücadele, her türlü bilimsel, düşünsel özerklik iddiasının tersine “bilim yapma” alanını da belirlemiştir.

Kapitalist dünyanın aktif liderliği rolünü oynamaya soyunan ABD, kendi resmi kurumlarından, üniversitelerinden, araştırma kuruluşlarından ve geniş mali kaynaklarından istifade ederek Amerikan tarzı bir bilim modelini ve yine ABD’de şekillenen disiplin ayrımlarını Sovyet etki alanının dışındaki dünyaya etkin bir şekilde taşıyabilmiştir. Özellikle güçlü bir marksist geleneğe sahip olan kıta Avrupa’sının savaşın yıkımları nedeniyle ABD tarafından bilim alanı dahil tüm alanlarda yeniden yapılandırılması onu bu mücadelenin en sert geçtiği cephe yapmıştır. Bu durum hem ABD’de hem de kıta Avrupa’sındaki tüm bilim alanlarının Soğuk Savaş döneminde yaşadığı dönüşümde kendisini açıkça gösterir.

Bu dönemdeki her bilimsel üretim elbette Soğuk Savaş’taki ideolojik pozisyonlar tarafından koşullanmış değildir, ama hem düşünsel üretim hem de bilginin dolaşıma sokulma süreci dönemin uluslararası alandaki ana mücadelesinin/çelişkisinin izlerini taşımış, ortaya çıkan sonuç bu çelişki ile mutlaka ilişkilenmiştir. Zira sınıf mücadelesi ve buna bağlı olan ideolojik mücadele aynı zamanda “bilgi” üzerindeki mücadeledir.

Adı daha fazla doğa ve mühendislik bilimleriyle anılan Manhattan projesi ABD’de savaş sonrası bilimin şekillenmesinde bir örnek olmuş, SSCB’nin bilimde büyük atılımını simgeleyen Sputnik ise bilim alanındaki soğuk savaşı yeni bir döneme taşımıştır.  Sonrasında “Uzay yarışı” olarak anılan dönemle devam eden İkinci Savaş sonrası bilim rekabeti, yatırımların büyüklüğü nedeniyle sadece doğa ve uygulamalı bilimleri değil, bütün bilim alanını geri dönülmeyecek şekilde dönüştürmüştür.

Sosyal bilimlerde ABD kaynaklı Parsonsçu sistem teorisi, neoklasik iktisat, davranışsalcı ekol, jeo-politik temelli coğrafya anlayışı ve uluslararası ilişkiler biliminin ortaya çıkışı, gelişimi ve Avrupa’da yaygınlaşması yine ABD’nin devasa yatırımları sayesinde gerçekleşmiştir. Savaş sonrası dönemde gerçekleşen bu teorik ve yöntemsel kayma, bugün hem doğa hem de sosyal bilimler disiplinlerinin yapısal temellerini oluşturur.

Diğer yandan Soğuk Savaş dönemindeki ağırlıklı olarak ABD kaynaklı bu dönüşümleri Avrupalı bilim çevreleri edilgen bir şekilde aynen transfer etmekle kalmamış, Avrupa’daki bazı köklü düşünce geleneklerini bu dönemin eğilimlerine, kapitalist bloğun ideolojik yönelimlerine uyumlu olacak şekilde eklemleyebilmiştir. ABD’de pozitivizm hakim ana akım haline gelirken,   Avrupa, insan bilimleri alanında sahip olduğu aydınlanma karşıtı köklü düşünsel gelenekler sayesinde, sosyal bilimleri de etkisine alacak fenomenoloji ve yorumsamacılık kaynaklı anti-pozitivist bir model ortaya koyabilmiştir.  Bu eğilim, pozitivizmin hakimiyetine rağmen, ABD’de de önemli bir etkiye sahip olmuştur. ABD ve Avrupa’da sosyal bilimler ve insan bilimleri alanlarında kristalize olan bu iki karşıt düşünsel damarın marksizm eleştirisi ve anti-sovyetizmde buluşması yine Soğuk Savaş’ın ideolojik mücadele ortamı ile ilişkili bir şekilde değerlendirilebilir. Bunun karşısında da yine o dönemde karşı-hegemonik bir pozisyondan bilgi ve teori üretme girişimleri neticesinde oluşan  ve kendisini Batı Marksizminde, kapitalizme geçiş tartışmalarında, “üçüncü dünya” ekonomi-politiğine yönelik Bağımlılık kuramı eksenindeki tartışmalarda, kapitalist devlet kuramı vb. alanlarda gösteren geniş bir marksist ya da marksizan literatür de ortaya çıkabilmiştir. Bir yandan marksizm adına karşı-hegemonik pozisyon oluşturma çabası verilirken diğer yandan bu yazın da Soğuk Savaş tartışmalarının yansımalarından azade kalmamıştır. Bu bağlamda özellikle Soğuk Savaş anti-sovyetizminin Batı Marksizmi üzerindeki etkisini göz ardı etmek mümkün değildir.

Tüm bu eğilimlerin kuramsal ve yöntemsel açıdan değerlendirilmesi ve buradan türeyen tartışmalar ortaya zengin bir alanyazını çıkardı. Bu seneki BÜMT sempozyumunun amacı, bu tartışmaları tekrarlamak ve yeniden gözden geçirmektense bir yandan geriye dönerek bu tartışmaların kendi dönemindeki toplumsal/ideolojik mücadeleler açısından nasıl bir anlama sahip olduğunu çözümlemeye çalışmak diğer yandan bu tartışmaların hangi unsurlarının Soğuk Savaş sonrasına ve günümüz dünyasına aktarıldığını ortaya sermek.

Bu açıdan bu seneki sempozyum Soğuk Savaş dönemindeki bilimi bir yandan kendi bağlamına yerleştirirken diğer yandan onun bugüne bıraktığı mirası değerlendirecek. Bu tartışmaları her sene olduğu gibi özellikle doğa, toplum ve insan bilimleri üzerinden yürütmeyi planlıyoruz. Ancak sanat alanlarında da sempozyum temasıyla ilgili tartışmalara ise yine kapımız açık olacak.

***

Bilim Üzerine Marksist Tartışmalar sempozyumları bütün bilim alanlarından bilim insanlarının ve lisans-lisansüstü öğrencilerinin katılımına açıktır. Birçok farklı disiplinden araştırmacının bildiri sunduğu sempozyumlarımızda, kendi bilim disiplininin tarihi, yöntemi ve tartışmalarına katkıda bulunmak isteyen marksistleri aramızda görmek isteriz.

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da sempozyum ve atölyelerimizi Nesin Matematik Köyü‘nde düzenleyeceğiz.

İletişim, sorularınız ve duyuru listesine eklenmek için bilim.politika@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Görüşmek üzere…